|
Kane&Lynch : Dead Man oyun incelemesi
“- lynch biraz önce lanet bankada ne olduğunu söylermisin?
- bak sana söyledim. Lanet gaz maskesi boynumu sıktı ve gerçekten çok sıcaktı. Ve sonra ben..
- ve sonra sende bütün rehineleri öldürdün öylemi?!?
- Kane dedim çok sıcaktı!
- Lanet olsun neden bana durumundan bahsetmedin? O hapların mide hastalığı için olmadığı belliydi! Bütün şehrin polisleri lanet olası arkamızdalar!
- Kaçarız diye düşünmüştüm kane…
- HİÇKİMSE böyle bir şey yaptıktan sonra kaçamaz!
- Peki ne yapıcaz şimdi?
- Neyseki ben hiç kimse değilim….”
Adam marcus, eşi, oğlu ve kızıyla mutlu bir hayat sürmektedir. Marcus silahlara düşkün bir adamdır ve danışmanlık yaptığı şirketten arta kalan zamanlarını silahlar üzerinde uzmanlaşarak geçirir. Karısı bu duruma her zaman karşı çıkmaktadır ve marcus karısının ne kadar haklı olduğunu ortada bıraktığı silahıyla oynayan oğlunun kendini vurup öldürmesiyle geçte olsa anlar. Bu olaydan sonra ailesi ile sorunlar yaşayan marcus evi terk ederek venezuellaya kaçar ve kane adını alarak paralı askerlik yapmaya başlar. Kaybedecek hiçbirşeyi olmamasınında etkisi ile kane 6 yıl boyunca çok başarılı işler çıkarır ve amerikanın en güçlü suç örgütü konumunda olan the7 isimli örgütün dikkatini çeker. The7 tarafından Kane’e yapılan teklif inanılmazdır. Oda hemen kabul eder ve kısa sürede yükselerek örgütün vazgeçilmezlerinden olur. Öyleki the7 patronu onu bir oğlu gibi sevmektedir. Aradan geçen 13 yıl sonrasında örgüt artık son bir soygun yaparak emekliye ayrılmayı ister. Büyük bir elmas soygunu planlarlar ve elmaslarıda çalarlar. Ancak kaçış sırasında büyük bir problem çıkar ve bütün örgüt elemanlarının öldüğünü sanan kane elmaslarıda alarak hayatta kalmayı başarırı. Elmasları saklamayı başarsada polis tarafından yakalanır ve 25 kişinin ölümü suçundan idam cezasına çarptırılır. Ancak the7’ın kalan üyeleri hala yaşamaktadır ve elmasların kane’de olduğunuda bilmektedirler. kane’in karısını ve kızını kaçırırlar ve hesap sormak için kane’i hapisten kaçırmaya karar verirler. Onunla beraber aynı arabada nakledilecek olan lynch ile temas kurarlar. Lynch psikolojik sorunları olan bir nevi bir piskopattır. Normalde sıradan bir kişilik göstersede hastalığının nüksettiği zamanlarda kontrolden çıkar ve öldürme dürtüsüne karşı koyamayarak herkesi öldürebilir. Öldürebileceği kişiler arasında kendi karısı ve çocuğuda dahildir. Ama lynch’in esas sorunu bu durumdayken yaptıklarını hatırlamamasıdır. Nitekim bir gün eve geldiğinde karısı ve çocuğunu vahşice öldürülmüş bulur. Hemen polise başvurur ve kısa bir araştırmadan sonra polis karısı ve çocuğunu öldürmek suçundan lynch’i tutuklar. Lynch olanlara anlam veremez ve katili kendisi bulmak ister. İşte tam bu sırada the7 eğer örgüte yardım ederse onu hapisten kaçırmaya ve katili bulmasına yardım edeceğini söyler. Artık kane’in görevi elmasları örgüte geri getirerek karısını ve kızını kurtarmak ve huzurlu bir şekilde ölmek iken, lynch’in görevi kane’in her hareketini örgüte haber vererek ona göz kulak olmak ve elmasları geri getirmede ona yardım etmekdir. Tabi işler hiç planlandığı gibi gitmez…
“-benim adım lynch
-isim söyleme! İsimlerin önemi yok! birbirimizi ne kadar az tanırsak o kadar iyi.
-ama ikimizde kane’i tanıyoruz?
- herkes kane’i tanır!!”
Hitman serisini bilmeyen varmı aranızda? O meşhur kel kafalı duygusal piskopatımız ile adam vurmayan kalmamıştır heralde? İşte o 3 başarılı hitman oyunuyla kendisine piyasada hatırı sayılır bir yer etmiş Io interactive playstation 3’ e adımını yepyeni bir oyunla atıyor : Kane and Lynch dead man.
Hemen hemen her sektörde piyasaya damgasını vurmuş ikililer vardır. Çizgi roman’da batman ve robin, sinema’larda tango ile cash, dizi sektöründe lorel ile hardi, türk sinemasında Zeki alaysa ile Metin Akpınar ve hatta futbolda Metin-Ali-Feyyaz! (yok bu 3’lü oldu pardon) Sanırım oyun sektöründe böyle bir eksikliğimiz vardı ve artık onuda tamamladık.
Yukarıdada okuduğunuz sağlam bir konu ile başlıyor. Aslında klişe gibi başlayan konu işin içine lynch’in girmesi ile renkleniyor ve ilerleyen bölümlerde dahada güzelleşiyor. Özellikle ikili arasındaki diyaloglar ve lynch’in tek başına diğer kişilerle yaptığı konuşmalar gerçekten çok güzel.
Oyunumuz menüye ulaşmadan önce kane’in oğluna yazdığı mektubu anlatan bir ara video ile açılıyor. Ardından 3 seçenekli bir menüye ulaşıyoruz. Hemen campaign (hiç anlamam senaryolara niye bu ismi koyarlar) modunu seçerek oyuna başlıyoruz. Burada bölüm seçim ekranı geliyor. Burada orta kısımdaki seçenekten single veya multiplayer seçenekleri ile her bölümü tek başımıza veya bir arkadaşımızla ekranı 2’ye bölerek oynayabiliyoruz. Bu uzun zamandır çoğu oyunda istenen ancak bir türlü uygulanmayan bir özellik. K&L (yani oyunumuz. Şaşırmayın kısaltırım ben böle) bu özelliği koyarak hem büyük cesaret göstermiş hemde bizi memnun etmiş. Oyunun bu kısmına ilerde bakacağız.
En alttaki seçeneklerde ise oyunun zorluk derecesi var. bunlar hap isimlerinden oluşuyor. asprin en kolay mod. Corasprin orta seviye zorluk oluyor. Painkiller ise en zor. (bide minoset vardır çok deli bir haptır ağrıyı anında keser)
Oyunumuz kane ve lynch’in hapisten kaçırılma sahnesiyle başlıyor. Hemen grafiklerden söz edelim. Grafiksel anlamda oyunun en büyük hatası ara videolar ile oyun içi videoların arasına fark koyması. İlk ekran geldiğinde gerçekten çok güzel grafikler gördüm ve “vaay beklediğimden çok iyi grafikler” demiştim kendi kendime (hayır deli değilim. Her kendi ile konuşan delimidir) ama ara video bitip oyuna girildiğinde gözle görülür bir fark oluyor. Kane ve lynch harici hiçbir karakter ile tam anlamıyla uğraşılmamış. Özellikle sürekli vurduğunuz adamların modellemeleri hiç iç açıcı değil. Yakın çevrenizdeki grafikler biraz tatminkar olsada ileri ufuktaki buğulanmalar işi biraz bozuyor. Havok grafik motorunun kullanılması ile çevredeki her nesne ile etkileşime girebiliyorsunuz. Özellikle çatışmalar sırasında siper aldığınız duvarın fayanslarının parça parça dökülmesi,(biri matrix’mi dedi) kafanızın üzerinden vazoların ve bilumum eşyaların uçması gibi ayrıntılar çok hoş olmuş. Ama yinede havok gibi mucize bir oyun motoru kullanan oyundan daha fazlasını bekliyor insan. Ki zaten artık beklemeliyizde. Çünkü Ps3’te grafik konusunda çıta, özellikle uncharted, call of duty ve assassin’ s creed gibi oyunlarla çok yükseldi.(üstelik bu bahsettiğim oyunların 2 tanesi havok engine kullanıyor) bu yüzden firmalar artık bize elle tutulur ve tam şeyler sağlamak zorunda diye düşünüyorum.
Kontroller konusundada büyük sıkıntılar var. bildiğiniz üzere oyunumuz3. kişi görüş açısından oynanıyor. (third person shooter) zaten oyun yapımcımız bu tür oyunlarda ustalığını hitman serileri ile kanıtlamış bir firma. Ama çok ilginç bir şekilde kamerayı kullandığımız karakterin soluna doğru sabitliyerek büyük bir hataya imza atmış. O kadar saçma bir kamera açısıki insan sürekli yarım ekranla oynuyormuş gibi hissediyor. Sol tarafı görmeniz mümkün değil. Aynı şekilde 2 kişi oynarken iki kamerada sabitlendiği için hepten görüş kısıtlanıyor ve isyan noktasına geliyorsunuz. Bu kadar iddialı bir yapımda nasıl böyle bir şey yapılır anlamak mümkün değil.(anlasam yapımcı olurdum zaten)
Kameraya bir süre sonra alışsanızda bu sefer önünüze başka bir engel çıkıyor. (mübarek oyun değil engelli koşu) Siper almak o kadar zorlaştırılmışki oyunda resmen siper alamıyalım ve firmaya bol bol küfür edelim diye uğraşılmış.. Normalde herhangi bir duvara yada nesneye yapıştığınızda karakterimiz otomatikman siper alıyor.sorun yok gibi değimli? Ama sorun karakterimizin bunu bazen yapmasında ve bazende kafasına göre siper almak istemesinde. Çok hararetli bir çatışmanın ortasında sizin düşmanlarınızla ilgilenmeniz gerekirken siz siper almak için duvarla mücadele ediyorsunuz. (bazen sinir olup duvarı taradığım oldu) Başka bir zaman hızlıca bir yere ulaşmanız gerektiğinde bir duvarın yanından teğet geçmek istiyorsunuz ama adamımız duvarı öyle bir seviyorki yapışıveriyor duvara. Bu şekilde olacağına basitçe bir siper alma tuşu koysalarmış oyuna sorun çok rahat çözülürmüş.(çok pozitif bir insanım ben hemen çözerim sorunları)
“-tanrı aşkına lynch lanet tokyonun lanet mafya liderinin lanet olasıca tek kızını ortada lanet hiçbir sebep olmamasına rağmen öldürürken ne düşünüyordun?
-bak kane o rahat durmuyordu. Hem ben bacaklarına nişan almıştım!
- kahretsin lynch elinde bir pompalı vardı!!”
Gelelim bir diğer kontrol sorununa. (evet çok sorunlu bir adamım ben) Diyelimki eğildiniz. Önünüzde bir masa var. biraz sağ sol yaptınız ve namlunuzun ucunu masanın üstünden boşa çıkardınız. Hedef aldınız düşmanın sizden haberi yok. Tam kafasına nişan alıyorsunuz. Ateş ediyorsunuz veeee… kurşun önünüzde görünmez bir duvara saplanıyor!! Meğer masanın boyu göründüğünden uzunmuş?! Aynı şekilde düşmanın kafasını siperden çıkardığını görüyorsunuz nişan alıp ateş ediyorsunuz ama kurşun sipere saplanıyor! Uzun zamandır bu tarz hataları olan oyun oynamamıştım.
Bunların dışında kontroller rahat ve kullanışlı.(daha ne olsunki dediğinizi duyar gibiyim) Anlatılması gereken tuşlara kısaca bakarsak L3 tuşu ile radarı kısa süreliğine açabiliyorsunuz. R3 ile silahlarınızı görebilir ve grup arası transfer yapabilirsiniz. Ayrıca kare ile grubunuza “Hilmi abi’yi dövüyorlar koşun” komutu, yuvarlak ile “Hilmi abi buraya gelicekmiş burada bekle onu” komutu ve üçgen ile hedeflediğiniz kişi için “bu herif Hilmi abi hakkında ileri geri konuşmuş. Vurun” komutu verebilirsiniz. X tuşu ile aksiyon eylemlerini gerçekleştiriyoruz Hilmi abi’de bizi alkışlıyor.
Oyunda son zamanların popüler sağlık sistemi değiştirilerek kullanılmış. Eğer çok fazla isabet alırsanız kane yere düşüp halüsülasyonlar görmeye başlıyor. Bu sırada takım arkadaşlarınızdan biri gelip size adrenaline aşılamak zorunda. Eğer geç kalınırsa ölüyorsunuz. Ve tabi eğer çok fazla vurulursanızda bu sefer aşırı dozda adrenalinden ölüyorsunuz.
Sesler konusundada K&L piyasadaki oyunlara göre biraz sönük kalıyor. Müzik namına zaten hiçbirşeyden bahsedilemezken diğer seslerde vasatı aşamıyor. Ses konusunda en büyük övgüyü profosyonel seslendirme alıyor bizden. Gerçekten kane olsun, lynch olsun ve diğer grup elemanları olsun her birinin ses tonlamaları ve konuşmaları çok güzel. insanı havaya sokuyor.
Oyunun yapay zekasıda hiç iç açıcı değil. (aslında yapay aptallığı desek daha doğru) Düşmanlarınız siper almak dışında hiç akıllıca bir hareket göstermiyorlar. Yanlarına gittiğinizde bile önüp size bakmadıkları oluyor. El bombası attığınızda kuzu kuzu patlamasını bekliyorlar. Yanan arabalara odun sobası gibi bakıyorlar ve hiç patlamayacakmış gibi davranıyorlar. Sadece çok kalabalık geldiklerinde zorlayıcı olabiliyorlar. En zor mod ile en kolay mod arasındaki tek fark ettıkları urşunların daha fazla canınızı yakması. Kısaca yapay zeka konusundada K&L piyasanın gerisinde kalan bir yapım.
__________________
|