Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11-30-2007, 18:06   #1 (permalink)
raistlin
Administrator
 
raistlin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2006
Bulunduğu yer: dragon realms...
TAKIM TARAFTAR : GALATASARAY
PSN NETWORK : koldemir
FİFA TAKIM : raistlin
PES TAKIM : milan
BİOGRAFİ : .....
DOĞUM TARİHİ : 13.08.1983
Mesajlar: 22.418


Call of duty 4 : Modern warfare oyun incelemesi

CALL OF DUTY 4
MODERN WARFARE

Her şey savaşır! Dünya üzerindeki her bir canlı, her bir organizma kendi savaşlarını verirler. Yaşamak için her şey savaşmak zorundadır. Bitkiler dik durmak için hava koşulları ile , nesneler yok olmamak için toprak ile, hayvanlar aç kalmamak için kendi türleri ile. Ama bütün bu savaşların içinde en acımasızı insanların yaptığı savaşlardır. Peki insanlar niye savaşır?

İnsanların niye savaştığını tam olarak cevaplayamam belki ama bizim sanal ortamda neden birbirimizle savaşacağımız belli oldu. Çünkü artık Call of duty 4 : Modern Warfare var.

BASTIĞIN YERLERİ TOPRAK DİYEREK GEÇME MAYIN ÇIKABİLİR!

Yine uzun zamandır beklenen bir oyun. Zaten ömrümüz oyun yapımcılarını beklemekle geçiyor. Aslında oyun piyasasının ilk zamanlarında böyle beklemek yoktu. Oyunlar bir anda piyasa çıkar ve bizde alır oynardık. Beklemenin acı tadını profosyonelliğin getirdiklerine değişirmiydim bilmiyorum.(çok duygusallaştım bu ara. İyi değil gidişatım)
Sonuçta oyunumuz elimizde ve bize çok yeni şeyler vaad ediyor. Oyunun sonundaki modern warfare ibaresindende anlaşılacağı üzere yeni oyunumuz dünya savaşı zamanlarından çıkarak günümüze dönüyor. Bu birçok oyuncuyu endişelendirdi aslında. Eski call of duty atmosferinin kaybolacağını ve yeni oyunun (her ne kadar muhteşem ekran görüntüleri olsada) hayal kırıklığı olacağını söyleyenler oldu. Ama bu arkadaşlar çok fena yanıldılar. Çünkü infinity ward yine yapacağını yapmış. Modern zaman silahlarını ve ortamını call of duty atmosferine öyle güzel uyarlamışki hayran olmamak elde değil.
Konumuz gerçek dışı bir hikaye üzerine kurulmuş ve günümüzde geçiyor. İngiliz ve rus hükümeti ortadoğuda’ki karmaşaya müdahele edince ortalık hepten birbirine giriyor ve biz barışçıl amerikan (!) hükümetinin olaya müdahele eden askeri ekibinde yeni göreve başlayan bir asker olarak bulunuyoruz.
Konu her ne kadar klişe olsada kurgusu oldukça iyi. Değişik ülkelerin bir araya getirildiği bir konu olduğu için her görevi değişik bir mekanda oynuyoruz ve her seferinde değişik şeyler yapıyoruz. Özellikle ara sinematiklerde olayı yaşayan kişinin gözünden görmemiz bizi hikayeye daha bir bağlıyor.(infaz edilen başkanın gözünden izlediğimiz bir bölüm varki akıllara zarar. O silahı bana doğuruttuğunda içim ezildi yav. Yapma din kardeşiyiz falan dedim ama acımadanda sıktı şerefsiz)
Bunun dışında görevlere bir Hollywood edası katılmış olmasıda mükemmel. İlk çıktığımız görevde yaşadıklarımız (operasyon sırasında geminin batmaya başlaması ve ölmemek için durmadan koşmak en sonunda son anda helikoptere atlamak) bile bize ne kadar kaliteli bir oyunla karşı karşıya olduğumuz belli ediyor. Klasik amerikan filmlerinde gördüğümüz bu aksiyonları elimizde joy-pad ile ps3 ekranında oynamak mükemmel bir his.

Grafiklere değinecek olursak artık herkesin ekran görüntülerinden biraz fikri vardır. (yok diyen parmak kaldırsın) Gördüklerinizin çok daha fazlası ekranımızda hayat buluyor. Grafik ekibi çok başarılı bir iş çıkarmışlar. Modellemeler o kadar kaliteliki insan bazen fotoğraf’mı grafikmi karar veremiyor. Çevreyle etkileşim makinemizi kasmayacak düzeyde maksimumda tutulmuş. Öyleki etrafdaki arabaların aynaları camları kırılabiliyor ve arabalar yeterli hasar aldığında patlayabiliyorlar.(yalnız arabanın koltuğuna yada lastiğine sürekli ateş edince arabanın patlaması biraz saçma olmuş) Bunun gibi birçok etken (mesela ince duvarlardan kurşunlar geçebiliyor) sizin online olsun offline olsun savaşınızda değişik stratejiler geliştirmenize imkan verebiliyor.(çok pis strateji kurarım) Haritalar yeterince geniş (ki benim gibi tembel bir adama yapılmaz bu dedirtiyor) ve çevre grafikleride çok güzel. Kısacası grafik konusunda beklenenin üzerinde bir performans söz konusu oyunda..
Grafiklere değinmişken seslerle’de haşır neşir olalım biraz. Tıpkı grafikte olduğu gibi ses konusundada mükemmel iş çıkarmış oyun yapımcıları. Her bir silahın sesi için ayrı ayrı uğraşıldığı belli. Çevrede olan biten savaşı gözlerinizi kapasanız seslerinden anlayabilecek bir durumdasınız.(komandoyum ben. Yılan yerim) Patlama efektleri olsun helikopter efektleri olsun her şey tam kıvamında ve istenileni veriyor. Yanımızda savaşan adamlarımızın profosyonelliklerini anlatan seslerde çok iyi. Her yaptığı hareketi komutlarla anlatıyorlar ve hiçbirinin sesi aynı değil. Değişik bölgelerdeki aksanlarda iyi yansıtılmış oyuna.(urfa’da savaşsaydık acaba ne olurdu) yine kısaca söylemek geekirse (amma kısalttım bende he) sesler çok iyi.

CALL OF DUTY HASTASIYIM ONLİNE OYUNUN USTASIYIM

Tabiî ki bizim için en önemli nokta oyunun online ortamdaki başarısı. Ve oyunumuz bizi bu konudada hayal kırıklığına uğratmıyor. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi online ortamda çok büyük başarı sağlanmış. 4 kişiye kadar aynı ekranda savaşabileceğiniz gibi internet üzerinden 16 kişiye kadar şavaşlara girebiliyorsunuz. Tabi yeni oyunla birlikte yeniliklerde kaçınılmaz. En önemli yenilik silah seçim ekranınızda. Artık istediğimiz 2 silahı elimize alıp savaş alanına dalamıyoruz. Bize belli paketler sunuluyor bizde bu paketlerden kendi savaş stilimize uygun olanı seçerek savaşımıza giriyoruz. (bu sistem medal of honour 2’de vardı) ama esas büyük yenilik perk adı verilen özelliklerde. Her pakette size sunulan perkler var ve buradan değişik özellikler seçilebiliyor. Bu özelliklerle adamınızı geliştiriyor ve eğer doğru silahla doğru perk’i kullanırsanız ölümcül olabiliyorsunuz.(komadoyum ben demiştim değilmi?)
Online oyun modlarına gelicek olursak :

Free for all isimli modumuzda klasik birbirimize acımadan ateş ettiğimiz kimsenin kimseye dost olmadığı (tabii oyun içinde kurulan şirketler hariç), arkadaşı vurduktan sonra “puhahaha nasıl koydum pompalı ile” şeklinde cümleler kurulmasına sebebiyet verebilen deathmatch modumuz.

Team death match da ise yukardaki işlemleri bir takım halinde uygulayabilir ve takım ruhunu kazanarak “lay lay lay laaay” şeklinde başlıyan tezahuratlarla rakip takıma dalabilirsiniz.

Domination isimli mod ise bir nevi “bayrak şereftir. Ve şerefler su ister” tadında haritadaki bayraklı bölgeleri elinizde tutmaya çalışıyosunuz. Her takım elinde 1 bayrak tuttuğu her 5 saniye için 1, 2 bayrak tuttuğu her 5 saniye için 2, 3 bayrak tuttuğu her 5 saniye için 3 puan kazanıyor. Ayrıca bu moda 3 korner bir penaltı ile ödüllendiriliyor.

Sabotage isimli modumuzda ise haritanın tam ortasında bulunan (nerden biliyorsun tam ortası olduğunu diye soranları esefle kınıyorum) bombayı alıp kucağınızda patlamadan karşı takımın bölgesine yerleştiriyorsunuz. Yerleştirdiğiniz yetmiyormuş gibi birde o bombanın orda patlamasını sağlamak zorundasınız.(ayıp ya)

Headquartes modu ise Türkçeye “top geçer adam geçmez” olarak çevrilebilir. Gene 2 takımımız var. oyuna başladığınızda haritada bir bölge açılıyor. İki takımdan bu bölgeyi ilk ele geçiren takım, karşı takıma karşı bu bölgeyi savunuyor ve savunduğu vakit kadar puan kazanıyor. Rakip takım bölgeyi ele geçirdiğinde yeni bir bölge açılıyor ve aynı olay baştan başlıyor.

Search and destroy modunda ise bir takım elindeki patlayıcıları haritadaki belirli noktalara yerleştirmeye çalışıyor. E rakip takımında eli armut toplamıyor tabiî ki. Savunmaya çalışıyorlar o noktaları. 3 tur sonra savunan saldırı, saldıran savunma pozisonuna geçiyor.

Hardcore modunun ismi her ne kadar bize başka şeyler çağrıştırsada (biri vivid’mi dedi?) olayımız farklı. Burada bütün oyuncuların sadece tek kurşunluk vurulma hakkı var ve radar yok. Acımasızlığın modu bu.(benim hiç modum olmadı abi!)

Old school modunda ise silah paketleri yok. Yerine eski mantık ile silahlar haritanın değişik yerlerine yayılmış. Gören gördüğünü gördüğü yerde… ee nasıl desem? vuruyor (bir an cümlenin sonunu getiremiyeceğimi zannettim)

Gördüğünüz gibi (yani okuduğunuz) online ortamda o kadar çok mod varki ve bu modların hepsi o kadar eğlenceliki bir türlü başından kalkamıyorsunuz. Tabi bu kadar uzun süre harcamanızın birde karşılığı olmalı. İşte bunun için bir sistem geliştirilmiş.(cümleyi bağlama yeteneğim ile bir an kendimi takdir ettim. Sonra geçti) Bu sistemin adı challanges. Oyunu online oynadıkça bu seviyeniz artıyor ve yeni yeni silahlar kazanıyorsunuz. Bu sistemin listelerinde ise değişik silahlarla değişik amaçlar yapmanız isteniyor.
Birde rütbe sistemi var oyunda. 55 değişik rütbeye ayrılmış ve bu rütbelerin tamamını aldığınızda prestige mod adı verilen bir moda geçiyosunuz ve bu moda rütbe atlama devam ediyorsunuz. 10 değişik prestige modu var ve her birinde 55 rütbeden toplam 550 rütbe atlıyabiliyorsunuz.(oha!) Buda online oyuna süreklilik getirmiş.
__________________


raistlin isimli Üye şuanda online konumundadır   Alıntı ile Cevapla