Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11-30-2007, 18:02   #1 (permalink)
raistlin
Administrator
 
raistlin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2006
Bulunduğu yer: dragon realms...
TAKIM TARAFTAR : GALATASARAY
PSN NETWORK : koldemir
FİFA TAKIM : raistlin
PES TAKIM : milan
BİOGRAFİ : .....
DOĞUM TARİHİ : 13.08.1983
Mesajlar: 22.418


Assassin's Creed oyun incelemesi

ASSASSİN’S CREED

“07.09.2012
Gön. : Lucy Stillman
Alıcı : Dr. Warren Vidic
Konu : Animus Fonksiyonları ve yeni denek
Ekler : Animus kontrolleri ve destek dökümanları

“ Warren ;

Önceki gün yaptığımız haftalık toplantının ardından yeni denek ile ilgili hazırlıklara başladım.

Denek 17 Desmond Miles ve atası Altair (1165 circa doğumlu,ölüm tarihi bilinmiyor)

Desmond Miles Altair Ibn La-Ahad (Son of None)
Yaş : 25 Yaş : 25
Kilo : 170 lbs Kilo : 170 lbs
Boy : 6’ Boy : 6’
Kan grubu : A+ Ülke : bilinmiyor
Ülke : U.S Yıl : 1191


Desmond’ın ilgi çeken özellikleri : Özgürlükçü, içine kapanık,insanlara güvenmiyor. Onunla çalışması biraz zor olabilir.

Altair’in ilgi çeken özellikleri : Üzerinde çalışınılan 3 ayda anlaşıldıki aşırı cesur,disiplinli,taviz vermeyen ve odaklanmış bir yapısı var. İlgi çekici biri. “


BEN SUİKASTÇİ’NİN ZEKİ ÇEVİK VE AHLAKLI OLANINI SEVERİM!

Bir suikastçi için görülebileceği yerlerin,dikkat çeken alanların anlamı yoktur. Onlar herhangi bir alana ilk girdiklerinde gözleri farklı yerleri arar. Hedefleri ne kadar ulaşılmaz bir yerde olursa olsun mutlaka ulaşmanın bir yolunu bulurlar. Süprizlerle doludurlar ve bu süprizlerin tamamı ölümcüldür. Gözleri kollarının içinde gizledikleri bıçaklar kadar keskindir ve yüksek bir yerden baktıklarında oraya ait bir harita çıkartabilecek kadar akıllıdırlar. Onurludurlar ve taviz vermezler. Ama en önemlisi; Çok çabuk öldürebilirler. Bir suikastçi olmak kolay değildir. En azından Assassin’s Creed çıkana kadar kolay değildi!

Evet sonunda geldi! Videolarını izleyip dişlerimizi bilediğimiz, demolarını fuarlarda oynayan adamlara kötü kötü bakarak gözlerimizi kıstığımız ve artık her haberinde içimizden bişeyler koptuğu meşhur oyunumuz elimizde. Bakalım neler sunuyor bizim gibi suikast’e aç bünyelere(neyim ben piskopatmı?)

Dr. Warren Vidic asistanı Lucy Stillman ile bir gruba bağlı olarak gen ve hafıza özellikleri üzerine çalışmaktadırlar. Dr Vidic insan vücüdunda sadece beynin değil her bir kas sistemininde hafızası olduğunu keşfetmiştir. Ve bu kasların dna’sına müdahele ederek (tabi beyin merkezli olarak) insanların geçmişe dönmesini ve daha önceki yaşamlarında yaşadıkları insanların hafızalarına ulaşılabilmesine olanak veren bir makine geliştiriler. Makinenin adı Animus’tur. Bu büyük bir buluştur ve tarihe ışık tutabilir. Ama denekler gerekmektedir. Geçmişinde tarihe damga vurmuş insanlar olarak yaşamış denekler. Bu deneklerin 17’cisi bir barda çalışan eski suikastçi Desmond Miles’dır. Desmond’ın özelliği işi bırakmış bir suikastçi olması değildir. Onun özelliği önceki yaşamında dünyanın en iyi ve önemli suikastiçi’si Altair Ibn La Ahad olarak yaşamış olmasıdır. Namı diğer Hiçliğin oğlu olarak. Tabi Desmond ne olduğu belli olmayan bir makineye bağlanıp denek olmak istemez ama Vidic akıllı bir adamdır ve Desmond’ı bu deneye zorlar ve Animus sayesinde Altair’in hatıralarına dayalı bir yolculuğa çıkarır. Desmond yaşamak için deneyi başarmak zorundadır ve zor durumdadır. Ama atası Altair’in düştüğü zor durumlar kadar değil…

Gördüğünüz gibi oyunumuzun oldukça ilginç bir konusu var. Ve bu sadece Desmond tarafının konusu. Oyunda birbiriyle alakalı 2 konu bulunmakta birbirine geçmiş durumda bu iki konu. Geçmişte Altair olarak yaşarken eksik kalan parçaları günümüzde Desmond ile tamamlıyoruz ve aynı zamanda bizi deneye zorlayan grubun iç yapısını öğrenmeye çalışıyoruz.

Altair’in hikayesine kısaca değinecek olursak : Altair suikast’i iman olarak benimsemiş ve hayatlarına buna göre yön vermiş bir tarikatın en iyi adamıdır. Yanına acemi sayılabilecek 2 tarikat üyesinide alarak önemli bir göreve çıkar. Ve bu görev sonunda henüz duygularından arınmamış tarikat üyeleri yüzünden başarısız olur. Ama gelişen olaylar yüzünden bütün suç Altair’e kalır. Tarikat acımasızdır. Ve Altair kuralları ihlal etmiştir. Tarikat’a ihanet ile suçlanır. Cezası ölümdür. Yinede tarikat lideri El muallim en iyi adamını hemen gözden çıkarmak istemez.. Bazı fedekarlıklar yaparak çok zor görevleri başarması şartı ile Altari’e onurunu ve tarikat içindeki rütbesini geri kazanması için bir şans verir.Altair ya kabul edecek yada ölecektir. Tabi ölüm Altair için sadece bir ayrıntıdır. Onuru ise her şeyi…

Aslında animus ile Desmond’ın hafızasındaki bu bölümleri hiç yaşamadan direkt olarak hedef bölüme atlanması gerek. Ama bir arıza sonucu hafızanın ilerleyen bölümlerine girilemiyor ve Desmond’dan yaşayarak hedef bölüme varması isteniliyor.(iyikide arızalınıyor yoksa ne oynayacaktık)

Oyunumuz ilk önce tutorial kısmı ile başlıyor. Ve bu bölüm oldukça yararlı. Kısaca kontrollerdeki önemli ayrıntılara değinmek gerekirse ilk önemli nokta R1 tuşu ile pasif ve aktif profiller arası geçiş yapmanız. Pasif profil’de toplum içinde daha az dikkat çeken ve kabul edilebilir hareketler yaparken, aktif profilde aksiyon içinde kullanacağınız hareketleri yapıyorsunuz. Bunun dışında L1 hedefe kitlenmenizi sağlarken dijital yön tuşları ile silah değiştirebiliyorsunuz.
Kontroller oyunda ayrıntılı bir biçimde anlatıldığı için fazla değinmek istemiyorum. Biraz oyundan bahsedelim.(yada ekonomi konuşabiliriz. İsterseniz magazin’de konuşabiliriz. Tamam sustum)

Muhteşem! Assassin’s creed’in grafikleri için söylenebilecek tek kelime bu. Oyun ekranı ilk açıldığında sadece bakmakla yetinebiliyorsunuz. Çünkü tepki vermeniz çok zor hale geliyor. Gerçekten her bir detaya her bir yansımaya o kadar uğraşılmışki oyunun neden bu kadar beklenildiğini anlıyabiliyorsunuz. Devasa şehirlerimiz var. Ve o şehirdeki en ufak nesne ile bile etkileşime girebiliyoruz. Gördüğünüz her bir insan yaşıyor.(nasıl yani!) Her birinin o sırada devam eden bir hayatı var.

SAMANLIKTAN KALDIRAMADIM SAMANIDA ALTAİR!

Aslında oyunumuzda biraz bu şehir hayatı üzerine kurulmuş durumda. Herhangi bir anda dikkat çektiğinizde, askerler sizi kovaladığında veya gizlenmeniz gereken diğer durumlarda eğer şehir hayatına ayak uydurabilirseniz (örneğin dua ederek yolda giden bir grup rahibin arasına dalarak ve dua ederek) askerler sizi gözden kaçırabiliyor. Veya hızlı bir şekilde koşup gözden biraz kaybolduktan sonra bir samanlığa dalabilirsiniz. Veya oturan 2 kişi arasına oturup sanki aksiyonla hiç alakanız yokmuş gibi davranabilirsiniz. Çatılara çıkarak gözden kaybolmayı deneyebilirsiniz. Oyun size o kadar geniş seçenekler sunuyorki bazen ne yapacağınıza karar veremeyip yakalandığınız oluyor. Ve yapay zeka azımsanmıyacak (doğrumu yazdım acaba) derecede iyi.
Yeri gelmişken oyunda büyük etkisi olan sekranizasyondan bahsetmek istiyorum. Bu ekranın sol üst köşesinde bulunan animus’un sizin hafızanızla ne kadar bir arada ve uyumlu olduğunu gösteren bir bar. Dna yapısı şeklinde ve bir nevi sizin sağlık durumunuzu temsil ediyor.(bir nevi değil direk öyle) Seviyesi başarılı işler yaptıkça artıyor (görevde başarılı şekilde ilerledikçe veya kombine dövüşlerde vs. vs.) ama şehir içinde dikkat çekici hareketler yaptığınızda, kimliğinizi ortaya çıkaracak olaylara sebebiyet verdiğinizde, masum insanları öldürdüğünüzde ve en önemlisi hasar aldığınızda azalıyor. Bu bar’ın seviyesi full olduğunda eagle vision denilen özelliği kullanabiliyorsunuz. Bu sizin yüksek bir yerden şehre baktığınızda o yerin haritasını çıkarmanızda (gps gibi adam mübarek) ve normal bir alanda kullanıldığında kimin ne olduğunu anlamanızda yardımcı oluyor. Bu ekranda yine renklerle ayrılmış görüntüler. Kırmızı renkli insanlar düşman aslerlerini mavi renkli askerler sizin tarikatinize ait askerleri temsil ediyor. Sarı renk ise hedefinizi temsil ediyor. Harita bilgisini çıkarmak için radarınızdaki kartal ikonu işaretli yerlere gitmeniz gerek.(görüntüyü tamamladığınızda aşağıdaki samanlık arabasına atlamak ayır bir zevk)
__________________


raistlin isimli Üye şuanda online konumundadır   Alıntı ile Cevapla