Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10-28-2008, 18:04   #1 (permalink)
raistlin
Administrator
 
raistlin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2006
Bulunduğu yer: dragon realms...
TAKIM TARAFTAR : GALATASARAY
PSN NETWORK : koldemir
FİFA TAKIM : raistlin
PES TAKIM : milan
BİOGRAFİ : .....
DOĞUM TARİHİ : 13.08.1983
Mesajlar: 22.421


Bioshock oyun incelemesi



Atlantis’e bir selam ;


BİOSHOCK

“tek biran. Tek bir an daha geç kalsam şimdi dev matkap karnımdaydı. Her ne kadar parmakların kenarından çıkan bu sarkıtlar elimi acıtsa da, bu soğuk plasmid’nin işe yaradığı bir gerçek. Big daddy’i bile dondurabiliyorsa bu, yarattığı acı her şeye değer herhalde. Ahh işte yine başlıyoruz. Atlas’ın cızırtılı sesi. Allahım nerden düştüm buraya? Kurtulmak bu kadar mı zor buradan? Hangi lanet olasıca adam yapar ki böyle bir yer?
Az kaldı. Bu lanet mavilikten kurtulmama az kaldı…”

Milattan önce on bin yıllarında yaşadığı iddia edilen bir medeniyet vardır. Bu öyle bir medeniyettir ki şu anda bizim sahip olduğumuz teknolojinin kat ve kat üstünde olduğu iddia edilir. Ana şehirlerinin adının Atlantis olduğu söylenir ve büyük bir felaket sonucu sular altında kalarak yok olduğu iddia edilir. Buna ister efsane diyin, ister ütopya, ister gerçek. Bu yıllardan beri mit olmuş bir olgu. Üzerine binlerce hikaye yazıldı,binlerce film çevrildi, binlerce kitap’a konu oldu. Ve tabii ki oyunlara esin kaynağı da oldu. İşte belki en güzel uyarlaması karşımızda şu anda. Bioshock…

X-box 360 için çıktığında ortalığı kasıp kavurmuştu.(uyuz olurum bu terime) Fps listelerinde bir anda 1. sıraya oturması asla tesadüf veya bir abartı değil. Biz ps3 kullanıcıları da iç çekerek baktık bir süre. Bundan yaklaşık 6-8 ay önce ps3’ede çıkacağı haberi geldiğinde çok sevindik (yani ben sevindim sizi bilmem) ve bekledik. Bakalım beklememize değmiş mi?

Küçük balık, büyük balık…

Yıl 1950. ikinci dünya savaşının söz konusu olduğu yıllarda bir uçak kazasından sağ kurtulan ve canını kurtarmak için bir deniz fenerine yüzerek bambaşka bir dünyaya (rapture) adım atan özel bir insanı canlandırıyoruz. Fark ettiyseniz karakterimizin ismi yok. Çünkü bu oyunda karakter sizsiniz. Yaptığınız bütün hareketler sizi etkiliyor ve adeta kişiliğinizi oyuna yansıtıyorsunuz. Bioshock’un ilk farkı burada. Klasik fps’lerdeki vur,kır, ilerle mantığı kesinlikle bu oyunda yok. İlk olarak half-life ile karşımıza çıkan, daha sonra deus ex, system shock gibi oyunlarla devam eden senaryoyu etkileme ve zeka kullanma olgusu yine karşımızda. Zaten zekanız yoksa rapture’da yaşamanız imkansız…



Güzel bir menü tasarımı ile başlıyoruz. Ana menüde her bir hareketiniz size piyano tınısı olarak yansıyor. Çok hoş ve biraz ürkütücü. Oyuna girdiğimizde ise uçağımızın düştüğü kısa bir videonun ardından kendimizi enkazın yanında yüzerken buluyoruz ve daha o anda ağzımız açık ekrana bakıyorsunuz.(yada bakıyorum) Bioshock unreal motorunun imkanlarını sonuna kadar kullanan muhteşem grafiklere sahip. Bulunduğu zamana bağlı olarak renk tonları pastel ve simya renklerde kullanılmış. Bu sizi atmosfere daha çok bağlarken genel ps3 sistem sorunu olan AA sorununu da minumum düzeye çekmiş. Efektler çok iyi. Özellikle ilerde bahsedeceğimiz plasmidlerin yarattığı efekt ve buna bağlı etkiler çok güzel. Yansımalar iyi tasarlanmış. (su efektine hasta oldum) silah tepkimeleri ve efektleri yine aynı derecede güzel. Grafiklerde tek göze çarpan sorun bazen çok içe içe geçiyor modellemeler ve etkileşim yeni nesile göre yetersiz. Ama bu bir port oyun bunuda unutmamak gerek. Daha önceki tecrübelerimizden port oyunlardaki hayal kırıklıklarımızı biliyoruz. Bu yüzden bioshock grafik konusunda tam not alıyor.(otur 5)



Bunlara bağlı olarak ses efektlerimizde bizi aynı derecede tatmin ediyor. Müzik namına pek bir şey söyleyemesek de, diyaloglardaki dublajlar,silah efektleri,karşıt efektler ve diğer sesler çok iyi. Atmosfere sokmak için yeterli ve hatta artıyor bile. Oyunun kontrolleri çok kolay alışılır şekilde ve iyi tasarlanmış. Dolayısıyla oynanabilirlikte üst düzeyde.
Biraz oyunun yapısından bahsetmek istiyorum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bioshock’un muhteşem bir konusu var. ama bu konuyu anlamak için sadece oyunu oynamak yetmiyor. Zaten ben önüme geleni vurayım dümdüz ilerleyeyim tarzı bir oyun arayanlar bioshock’dan uzak durmalı. Oyunu anlamak ve bölümleri geçmek için sürekli konuyu takip etmeli,araştırmalı,etraftaki ses kayıtlarını dinlemeli, ve size verilen ipuçlarını iyi değerlendirmelisiniz. Etraftaki etkileşimli nesneleri iyi kullanmazsanız çok zorlanıyorsunuz.

Bioshock’un geçtiği mekan olan rapture’un en büyük özelliği insanların genleri ile oynayarak onlara değişik özellikleri kazandırabilmek. Plasmid denilen bu olay ilk başta eve (Havva) gerektiriyor. Bu aşılarla özelliklerimizi kazanabiliyoruz. Daha sonra adam (adem) ile kendimizi geliştirip daha fazla plasmid (elma diycektim zor tuttum kendimi) taşıyobiliyoruz. Plasmidlerde oyun içinde 5 farklı bölüme ayrılmış. Combat adı verilen plasmidler tek aktif tür ve bunları sol elimizle kullanabiliyoruz. Her kullanışımızda belli bir eve götürmekte. Diğer 4 grup ise pasif plasmidler. Bunları bir kere aldınız mı sürekli aktif halde kullanabiliyorsunuz. Bazıları sizin hack yeteneğinizi güçlendirirken, bazıları size ekstra enerji sağlamakta.
__________________



Konu raistlin tarafından (10-28-2008 Saat 18:10 ) değiştirilmiştir..
raistlin isimli Üye şuanda online konumundadır   Alıntı ile Cevapla